3 Eyl 2016

SESSİZCE BİR HOŞÇA KAL...


01.09.2016

"Şimdiye kadar büyük büyük, ağız dolusu söylediğim tüm lafları bir bir yiyorum.
'Doğum işte, ne var bunda...' derdim. Daha her şey tazeyken böyleyse, sonrasını düşünemiyorum.
'Hayatta annelik dışında bir becerisi olmayan kadınlar...' diye bik bik öterdim. Anlamaya başladım ki annelikten büyük beceri zaten yok.
'Sanki dünyayı kurtarmak için seviştiler, havalara bak.' derdim. Artık sadece aşkların, sevgilerin birleşerek hayat verme kabiliyetini düşünebiliyorum.
'Dünyada annesi babası olmayan o kadar çocuk var, habire doğuracağınıza gücünüz varsa onlara bakın.' derdim. Senden bir parçanın başka hiçbir şeye benzemeyeceğini hissetmeye başladım.
'Bedenimiz zaten bunun için koşullanmış, gereken her şeyi yapmaya hazır bekliyor, büyütmenin ne alemi var?' derdim... Büyütülmesi gerekenin tam da bu olduğunu anladım.
'Altı üstü bir bebek doğurdunuz, her yeri anne bebek yazılarıyla doldurmak niye?' derdim, şimdi nasıl olup da böyle düşünebildiğime şaşıyorum..."

Bunları karalamışım Eylül'ün 1'inde. Kendimi baştaki gibi hissetmediğim ve belirtileri kaybettiğim gündü. Endişeyle kıvranıyordum. Ne olduğunun anlaşılması için iki gün beklemem gerekiyordu, bu sabah anladım.

Sizden özür diliyorum bütün kadınlar, bütün anneler. Senden de anne.

Dünyada başka bir dünya varmış da onun kapısından içeri adım atmışım gibi geliyor birkaç gündür. Kısacık zamanda vücuduma dair ne çok şey öğrendim, ne çok şaşırdım... Hani şu sosyal medyada favori olan "Kadın erkek eşit değildir, çünkü kadın muhteşem bir şeydir." sözü var ya, önceden bir şey ifade etmezdi bana; ama anlamını iliğime kemiğime kadar hissediyorum artık.

Kadın erkek eşit değil. Kadın muhteşem bir şey...

Erkeklerin çoğu zaman sadece cinsel bir obje ya da evde potansiyel köle olarak gördüğü o kadın, vücudunda öyle çok şey yaşıyor, öyle zorluklara göğüs geriyor, öyle duygu değişimleri geçiriyor ki... Kadın kelimesinin ne ifade ettiğini hiç bilmiyormuşum ben. Öğrendim de diyemem; ama öğrenme sürecine girdim. Buna rağmen yıllarca varlığını öküzden hallice idame ettiren erkek kısmı (hepsi değil tabii) seksi, hizmeti, itaati, gerçek yaşamın döndüğü "ev" e dair her şeyi kadından beklemiş ve almış. Yetmemiş, zaten bin bir zahmet, sıkıntı, stres içeren doğum süreci sonrası "Sen niye erkek doğuramadın?" diye geri zekalıca bir yaklaşımla kadını suçlamış, dövmüş, gururunu incitmiş... Hayatın erkeklere daha kolay olduğunu bilirdim de bu dağılımın bu denli adaletsizce olduğunu bilmezdim...

Duygularım karışık... Vücudum, içimde hayat bulup büyümesini ümit ettiğim minik varlığın sağlıklı gelişemeyeceğini ön görerek, onu reddetmiş. Biyokimyasal gebelik deniyormuş adına. Hiçbir şey bilmemem, bilsem de üstünkörü bilmem sebebiyle çok erken sevinmişim. Oysa şimdi bilmediğim ne çok şey varmış diyorum. Aynada bambaşka bir gözle, saygıyla bakıyorum bedenime. Ben farkında bile olmadan nasıl muazzam bir işleyişi sürdürdüğünü idrak ediyorum. 

Çalış, oku, ayaklarının üstünde dur, onu yap, bunu yap, birey ol, şunu ol diye diye yılları heba edilen bir kadın gün gelip anne olmaya karar verince ve bu sürece bir yerinden adım atması gerekince anlıyor kadın kelimesinin gerçek anlamını. Üzgünüm evet; ama daha kötüsü aldatılmış hissediyorum kendimi. Bir bebeğin dünyaya geliş sürecini çok kolay ve sıradan bir şeymiş gibi benimseyen, benimsetmeye çalışan, bunu insanlara doğru düzgün anlatamayan, anlatmak istemeyen topluma kırgınım. Bunun sadece (kimi) kadınlar tarafından biliniyor olmasına anlam veremiyorum. Bunu bir şekilde erkeklere anlatmanın, kafalarına kazımanın, her şeyin yatakta sevdiğin insanla bir olmak kadar eğlenceli olmadığını ve asıl zor kısmın bundan sonra başladığını, bunu da sadece kadının çektiğini görmelerini sağlamanın bir yolu olmalı. "Naz çekiyorum, kapris çekiyorum, keşke ben taşısam daha kolay olurdu." bayat esprilerinin, gerçeğin yanına bile yaklaşamadığını onlara anlatmanın bir yolu olmalı.

Belirsizlik çok kötüydü. En azından şimdi artık normal bir şeyle karşı karşıya olduğumu ve Allah nasip ederse çocuk sahibi olabileceğimizi biliyorum. Dedim ya, benim kırgınlığım topluma. İnsanlara. Öğrenmeyi her zamanki gibi kadının başına yıkan, her şeyi kadından bekleyen ve asla tatmin olmak bilmeyen erkeğe. Bunu kesinlikle Yunus'u baz alarak ya da kastederek söylemiyorum. Bunu kadınların, annelerin, anne olmak isteyenlerin nelerle uğraştığını az da olsa idrak etmiş, annelik hissiyatıyla bakmaya, görmeye, düşünmeye başlamış bir kadın olarak ve içinde yaşadığım topluma bir kez de bu gözle bakarak söylüyorum.

Aslında bu yazıyı yoruma kapatmayı düşündüm. Sonra neden dedim... Sabırsızca ve erken verdiğim müjdeye tüm kalbiyle benimle birlikte sevinen insanların, son duruma dair de bir şeyler söylemek isteyebileceğine, buna son derece hakları olduğuna karar verdim. Ama, iyiyim merak etmeyin. Peri'mizi, Yunus Emre'mizi veya her ikisini bu defa değilse bile, bir gün bağrımıza basacağımıza inanıyorum. Ayrıca sizleri seviyorum. Varlığınız yalnız olmadığımı hissettiriyor ve bazen dünyada yalnız olmadığını hissetmekten daha değerli bir şey yok... 

32 yorum:

  1. Çok üzüldüm canim inan su an gözlerimde yaslarla yorum yaziyorum. Bir kez bebegini hamileligin 3.ayinda kaybetmis bir anne olarak seni çok iyi anliyorum. En kisa zamanda dilerim anne olma dilegin yerine gelir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O iki gün geçmek bilmedi. Endişe, korku, umut, istek, vazgeçiş, vazgeçemeyiş, direniş, pes vs... Hepsi birbirine karıştı. Bu sabah ise, aslında geçen iki gün içinde kendimi psikolojik olarak olumsuz bir duruma hazırlamış olduğumu anladım. Daha kötü bir durum olmadığı için sevindim hatta. Aceleci davranmasaydım bu hamileliği fark etmeyecektim bile. Ama, şu bir gerçek ki kısacık bir zamanda da olsa çok büyük şeyler hissettim. 3 ay diyorsun... Sonra doğurup bin bir güçlükle büyütüp evladını kaybeden anneler geliyor gözümün önüne. Ne bileyim işte. Dedim ya yeni bir dünya yeni bir pencere açıldı sanki önümde... Ben de aynı şeyi diliyorum. Teşekkür ederim.

      Sil
  2. Canım kuzum benim eşin olarak bunları her ne kadar birlikte yaşamış olsak da annelik duygularına senin gibi hakim değilim elbette.Tabii ki çok üzüldük ama o müjdeli günün daha mümkün olabileceği kanaatindeyim. Ben sağlığının yerinde olmasına şükrediyorum. İnsanlığa ve eğitime olan sitemini de anlıyorum. Hep yanındayım seni çok seviyorum. Ayrıca kimseden özür dilemene de gerek yok mutluluğunu paylaşmak kadar doğal ne olabilir. Biz okurların seni böyle seviyoruz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Birlikte öğreniyoruz. Ne seni suçluyorum aslında ne kendimi. Bazı duyguların dışa vurumu sert oluyor hepsi bu. Ben de seni seviyorum.

      Sil
  3. Canım geçmiş olsun, ama hiç üzülme bi daha olur inşallah... sen sıkma canını ve tabiki mutluluğunu yazacaksın bundan daha doğal ne olabilirki? Her şey insanlar için. sen kalbini ferah tut yeter.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyiyim ve ileriye bakıyorum. Kesinlikle her şey bizim için. Böyle olması gerekiyormuş ki oldu diyorum. Çok teşekkür ederim, sevgiler.

      Sil
  4. Her şerde bir hayır vardır derler.Olanlara sünger çekip geleceğe bakmakta fayda vardır.Hissettiğiniz duygular hiç te az buz şeyler değil bunları anne olmaya birer hazırlık olarak alabilirsiniz.Yazdıklarınız artık anne gibi düşünüp hissettiğinizi gösteriyor.Geçmiş olsun hayırlısıyla annelik haberinizi alacağımız günlerde gelir, moralinizi bozmayın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız. Ben de bu süreci anneliğe hazırlık olarak algılıyorum. Çok teşekkür ederim.

      Sil
  5. Uzun zamandır blogları takip edemiyorum o yüzden de ilk yazını okuyamadım, yaşadıklarından bu yazınla haberim oldu. İnşallah gönlünden geçen annelik duygularını en kısa zamanda yaşarsın. Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah canım benim. Teşekkür ederim, sevgiler...

      Sil
  6. Gözyaşları içinde okudum.Kaybını üzüntünü çok iyi anlıyorum tabi ki ama bide şöyle bak: artık çocuğunuz olabildiğini biliyorsun.Bunu ne kadar istese de başaramayan sahip olamayanlar var hiçbi umut ışığı olmayanlar var, o yüzden şükret dua et.İnşallah bi dahaki sefere bebeğinizi kucağınıza alırsınız.Bu yaşadıklarını bir ders olarak düşün, bak bi sürü şey öğrenip anlamışsın. O yüzden kafana takma sağlığına bak ileriyi düşün. Sevgiler canım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Daha olumsuz ya da geri dönüşsüz ya da sonrası için sıkıntı oluşturacak bir durum yokmuş neyse ki. Ben de dediğiniz gibi, üzülmüş de olsam bu yaşadıklarımdan ders almaya bakıyorum. Teşekkür ederim.

      Sil
  7. Yeter ki sen iyi ol, huzurlu ol.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru. Bundan sonra tüm çabam bu yönde olacak... Teşekkür ederim.

      Sil
  8. Tam da çıkacaktım ki sessizce hoşça kal görünce ... Yok dedim yok ....
    Ama şimdi ne desem ne söylesem merhem olamam biliyorum ....
    Ama duamı ve enerjimi yolluyorum sana biraz da sevgi inanırsan gerçekliğine ....
    Rabbim sağlığını ve sağlığınızı bağışlamış şükürler olsun ki ....
    İyi ol ve iyi olun .... Sevdiceğin ve sen ....
    Gelecek belki başbaşa belki Peri ya da Yunus Emre ile bilinmez ama önemlisi sağlıklı ve yürekten mutlu olun e mi ....
    Kelimelerin kifayetsiz kaldığı anlarda acı da mutluluk da paylaştıkça diyorum ...
    Sevgiyle kucaklıyorum ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yaşadığımdan çıkardığım en büyük ders büyük konuşmamak gerektiği sahiden... "Belki baş başa belki evladımızla" ne kadar doğru söylemişsin. Bizim için en iyisi, en hayırlısı ne ise o olsun diyorum ben de o halde. Hem mutluluğu hem acıyı paylaşabilen gönlü geniş ne güzel insanlarsınız... Çok teşekkür ederim sevgili didemika. Duan, pozitif enerjin ve sevgin için...

      Sil
  9. Sevgili Yunus'un yorumunu okudum da, siz ikiniz arasında bu sevgi oldukça eminim muhteşem anne baba olacaksınız bugün olmasa da yarın. Elbette anlıyorum, tahmin ediyorum en azından yaşadınız şoku. Kaybınızın sizde bıraktığı derin yarayı. Ve çok üzüldüm gerçekten. Ama hayat işte... Doğru zaman değilmiş demek. Kısmet demekten başka yapacak bir şey olmuyor bazen. Anne olmak nasıl da,hem en basit, hem de en olağanüstü deneyimdir bunu öğretti belki hayat sana -senin de dediğin gibi.-

    İyi bak kendine

    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğum ve annelik hakkındaki sığ, beylik laflarım aklıma geldikçe bütün kadınlara karşı bir suçluluk duyuyorum. Yaşamam, öğrenmem gerekti belki diyorum sonra... Doğru zaman değilmiş demek gerçekten de. Çok çok üzüldük, iki gün içinde ömrümüzden ömür gitti sanki; ama söylediğiniz gibi sonuçta daha da yakınlaştık ve birlikte çok fazla şey öğrendik. Umutsuz hiç değiliz Allah'a şükür. İnşallah bir gün biz de anne baba oluruz hayırlısıyla. Üzüntümüzü paylaştığınız ve iyi dileklerinizi esirgemediğiniz için çok teşekkür ederiz... Sevgiler.

      Sil
  10. Hiç üzülme güzel kızım. Öğrendiğin şeyleri cebine koy yoluna devam et. Daha çok gençsin Büyük Allah'ın izniyle yavrunu kucağına alacağın günler gelecektir. Üzme kendini.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sözleriniz moral oluyor gerçekten. Çok teşekkür ederim...

      Sil
  11. Ah be fidancığım ne söylesem ne yazsam inanki bilemedim.İyiyim desen de üzüntünü hissediyorum ama bazı şeyler karşısında elimizden gelen bişey olmuyor...Herkesin dediği gibi sağlığını düşün kalbini ferah tut.Biliyorum çok harika bi anne olacaksın sen tabi yunus da harika bi baba olacak.. Ama zamanı şimdi değilmiş demek ki...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Üzülmemek elde değil; ama karalar bağlamıyorum tabii ki... Olumlu tarafından bakmaya çalışıyorum olanlara. Bu kadar kısa zamanda bu kadar kocaman bir bağ kurulabilmesinin şaşkınlığı da var üstümde. Dedim ya, çok şey öğrendim, çok şeyin aslını astarını gördüm. Vardır elbet bir hikmeti... Teşekkür ederim desteğin için.

      Sil
  12. Çok üzgünüm canım... Eşinle senin sağlığın yerinde olsun gerisi hallolur merak etme. Bi arkadaşın olarak nazar konusunu unutmaman gerektiğini hatırlatmam gerek. Tamam biz iyiniyetle sevincimizi paylaşırız ama kimin kötü gözle baktığını kıskandığını filan bilmeyiz. Malesef bu böyle. Ne olur ne olmaz diye belkide biraz beklemek sevincimizi kendimiz yaşamamız daha iyi olabilir. Tabi bu sadece benim görüşüm. Geçmiş olsun,sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynı şeyi ablam da söyledi. Belki de bu tür şeylere inanmakta fayda vardır... Teşekkür ederim, sevgiler.

      Sil
  13. Çok üzüldüm okuyunca. Her şeyin hayırlısı umarım istediğiniz zaman bebeğinizi sağlıkla kucağınıza alırsınız. Yazdıklarınız beni çok etkiledi çünkü ben de anne olmadan önce aynı şeyleri düşünüyordum ne var bunda büyütülecek bu kadar diye ama anne olunca tüm hislerim tamamen değişti. Annelik, kadın olmak tamamen mucize ve iyi ki kadınız bu duyguları yaşayabiliyoruz, yaşadığımız mucizeyi idrak edebiliyoruz. Her şey gönlünüze göre olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. En çok da buna kırıldım işte. Kimse bunları doğru düzgün anlatmıyor, kimse bu konularda esas söz edilmesi gerekenlerden söz etmiyor. Dünyanın en basit şeyiymiş gibi bir kabulleniş var ve mahrem kılıfının arkasında anlamsız bir cehalet hüküm sürüyor. Aileler çocuklarına öğretmiyor, kocalar eşlerini anlamıyor anlamak istemiyor. Kadın da günü gelince bunu tek başına belki de daha acı deneyimlerle öğrenmeye başlamak zorunda kalıyor... Yine de, gerçekten hayatımda ilk defa böyle yürekten iyi ki kadınım dedim ben. Tarifi imkansız duygular hissettim daha en başında. Hayırlısı böyleymiş demek. İnşallah doğru zamanda, sağlıkla, güzellikle bebek sahibi oluruz... Çok teşekkür ederim.

      Sil
  14. Nimet nilgün6 Eylül 2016 11:13

    Nimet nilgün olarak diyeceğim tek şey var fidancim. Sen güçlenmeyi seversin. Şunu düşün rahatla bunu dusun mutlu ol demeyeceğim. Tek diyeceğim şu: geçecek... Yeni bebeğin olcak ve bu günlerin geçecek...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel yürekli Nilgün'üm, unuttuğum ve ihmal ettiğim birçok şeyi hatırlattı bu acı bana. Bilmediğim de çok şeyi öğretti. Bundan daha az acı veren, daha kısa; ama bu kadar verimli başka bir ders olamazdı diye düşünüyorum... İnşallah, ben de inanıyorum ki geçecek ve o güzel günlere biz de kavuşacağız. İnşallah...

      Sil
  15. Canım, çok üzüldüm...
    İnsan ne derse desin tecrübe etmeden anlayamıyor bazı şeyleri, bunun için kötü hissetme kendini.
    Umarım iyisindir, yani fiziksel olarak?
    Peri ve Yunus Emre'nin geleceği güzel günler için bekliyor olcaz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tecrübe kadar iyi bir öğretmen yok bence de... İyiyim, özellikle de şimdi gerçekten iyiyim :) Kaybettiğimden almam gereken tüm dersleri almaya bakıyorum :) Çok teşekkür ederim sevgili Gizli Özne. İnşallah, Allah'ın izniyle gelecek o günler... Sevgiler canım.

      Sil
  16. Bu yazı dün yine aklıma geldi,okuduğum gün sırf yorum yazmak için yazmak istemedim,konu derin.
    Bir çırpıda bir yazıda bir hayatta bitemez nokta bulamazsın buna.
    Herşey insanlar için demek geliyor içimden herşey insanlar için ve emin ol ki o bebek seni bekleyecek sen onu belki 9 ay bekleyecektin ama o seni çok daha çok ve çok daha büyük bir özlemle bekleyecek bebeklerini bilmeden neden geldiğini neden gittiğini bilmeden açıklamasız bekleyecek,senin açıklaman var bir sebebin var kendini avutacagin..üzgün olmak yetmez bilirim bu başka bir şey..dünyada senin olup asla dünyada tekrar senin olmayacak bir parçanı kaybettin ..ebediyete sevk edildi oraya yönlendirildi bekleyecek seni ve cennete girmeyecek annesi olmadan,inşallah dilerim ki ebedi bir hayatta ebedi Sevgi avutacak acıyan söz dinlemeyen hiç bir sebebi kabul etmeyen yüreğini.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "Dünyada senin olup asla dünyada tekrar senin olmayacak bir parçanı kaybettin." Bunu iliğime kemiğime dek hissettim evet. Benimdi; ama değildi... Değerli ve güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim. Daha güçlü olmaya çalışıyorum, üzüntümü aklımın ve mantığımın önüne koymamaya çalışıyorum ve geleceğe inanıyorum. Orada er ya da geç benim için de bu mutluluğun yer aldığına inanıyorum...

      Sil