17 Tem 2016

MESELE...


Şu an edebi kaygılı bir yazı yazmayı ya da Kavgakıran'ın yeni bölümünü kaleme almayı çok isterdim; ama elim gitmiyor. Çoğunuz diyemeyeceğim, bir kısmınız gibi tedirginim, endişeliyim, ülkemin ve masum insanların akıbeti için korkuyorum.
Bıraktım uzun uzun anlatmaya çalışmayı. Kafamda anlaşılabileceğime ya da anlattıklarımın en ufak bir fayda getireceğine dair bir ışık bir ümit kalmış olsaydı, devam ederdim; ama yok. Kanser, bünyeyi en kuytu köşesine kadar kuşattı. Birçok şeyi yanlış anlamış değil, baya bildiğin yanlış anlamak istemiş insanlar kötülükleriyle ablukaya aldı her yanımızı. Freni boşalmış kamyon gibi yokuş aşağı gidiyoruz son sürat. Bunun bir kazananı olmayacak orası kesin; ama şu da kesin ki ben sırf kazanmak uğruna yalana, dolana, iftiraya, ayrıştırmaya, kin ve nifak tohumları saçmaya, kibre, önüne geleni dinsiz kitapsız hain suçlu ilan etmeye alışmış, kötü ve çirkin olan ne varsa bir yerinden bulaşmış olan o büyük kesime dahil olmayacağım. 
Yarın öbür gün Yaratıcı'nın karşısına çıktığımda başım dik alnım ak olacak. Bana verdiğin aklı, vicdanı, kalbi, insani duyguları, gücü son raddesine dek iyilikle kullandım diyeceğim gönül rahatlığıyla. Düşündüm, konuştum, dinledim, anlattım, ağladım, yandım, dertlendim, sordum sorguladım, cevapladım, aradım, buldum, kaybettim, bir daha aradım bir daha buldum bir daha kaybettim... Gittim bir daha aradım...
Bana kendinden lütfettiğin her bir vasfı en iyi şekilde kullanmaya çalıştım diyeceğim GÖNÜL RAHATLIĞIYLA. Bir kütük gibi durmadım diyeceğim. Yürüdüm, ilerledim, bakındım, çabaladım... Büyüdüm, geliştim. Bugünümü dünden daha anlamlı kılmak için uğraştım. İyi kalmak için uğraştım. Sen'den kalmak için uğraştım. Yanlışta diretmedim, doğruya saygı duydum. Doğruya saygı duymayanlara bile duydum. Karıncayı incitmedim. Sen bana Sen'den onca şey vermişken incitemezdim. Ben bu bilinçle yaşadım ve er ya da geç kaçınılmaz son olan ölüme de bu bilinçle gitmek isterim.
Her şeyin, tüm bu kötülüklerin, fırsatçıların, zulmün farkında olup elinden bir şey gelmeyen, evde, işte, sokakta, her neredeyse kendini kahreden güzel insanlar için yazmak istedim bu yazıyı ben. Biliyorum aynı duyguları paylaştığımızı sen de bil. Evet kork; ama ölmekten ya da yenilmekten değil... Öldürmekten kork mesela. Değişmekten kork. İyi kalamamaktan kork. Delirmekten kork... Aklına, kalbine, ruhuna, beyazlığına sahip çık. Kendine mukayyet ol ve bil yalnız olmadığını. İçindeki o sahipsizlik, yalnızlık duygusuyla bitirme kalan umutlarını, gücünü ya da geriye her ne kaldıysa işte...
Kazanmak ille de elle tutulur gözle görülür bir şey elde etmek değildir unutma. Kazanıp kazanmadığına ancak sen hükmedebilirsin, yüreğine bak. Karardıysa eğer, temiz kalmadıysa, benzediyse onlara kaybetmişsindir çoktan...
Her şey olabilir, her şeyi bekliyoruz artık. Çünkü, güzel kardeşim mesela naif prenses kötü cadıyı şarkı söyleyerek alt edemez anlıyor musun? Şirinler Gargamel'den pasta yapıp resim çizerek kaçıp kurtulamaz. Köşeye sıkışana kadar kurtulduğunu zanneder sadece; ama an gelir ve o köşeden de kaçamaz... Mesele o ana dek şirin kalabilmekte veya prenses. Aslında mesele düpedüz insan kalabilmekte başka bir şeyde değil.
Az sayıdaki o güzel ve iyi insanlar... Kalbinizle, vicdanınızla, insanlığınızla irtibatı asla koparmayın. Yenilgi bunları kaybetmekle olur. Yenilgi kötülüğünü dört yana sıçratana benzemekle olur. Yenilgi iyi kalamamakla olur... Gerisi kazandığını zanneder ki bırak zannetsin. Hesap gününü dilinden düşürmeyenlerin, hesap gününde -neye dayanarak bilmiyorum- bizim cayır cayır yanacağımıza kanaat getirmiş olan kin neferlerinin bozguna uğrayacağı hesap zamanını bekle.
İyi kal... Temiz kal... Kendin kal, insan kal. Evet canımız dahil her şeyi almaya muktedirler bir tek şey hariç: Sendeki O'na dokunamazlar. O'nu değiştiremezler ve asla aldatamazlar. Kendini çok yalnız hissettiğini biliyorum ben de öyle hissediyorum; ama yalnız değilsin. Ben de yalnız değilim. Her şey ve herkes yerini bulacak unutma sakın. Üç paralık menfaat için kendinden cayma.
Temiz kal, 
kendin kal,
iyi kal, 
insan kal... İnsan kal... İnsan kal...

30 yorum:

  1. Önce insan olalım sonra olduğumuzu koruyalım..aynı dileklerle, sevgiler,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, ben de sevgilerimi iletiyorum.

      Sil
  2. Çok dogru yazmissin canim. Insan kalalim en önemlisi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değil mi Derya? Ne olursa olsun insan kalalım.

      Sil
  3. Bunları görüp kendini kahreden, yalnız hisseden birisi olarak başka bir açıdan bakmamı sağladığın için teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amaç buydu zaten yazarken. İşe yaradıysa ne mutlu bana, ben teşekkür ederim.

      Sil
  4. " naif prenses kötü cadıyı şarkı söyleyerek alt edemez anlıyor musun? Şirinler Gargamel'den pasta yapıp resim çizerek kaçıp kurtulamaz". Zaten herşey burda düğümlenmiyor mu? Biz insan kalalım sonuna kadar hak veriyorum. Mesele insan olup insan kalabilmekte yüreğine sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Düğüm orada evet ve bizi başkalarından ayıran her şey de o düğümde. Teşekkür ederim.

      Sil
  5. Mesele kütük gibi durmamakta düşünüp ilerlemekte azizim, ağzına sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Akıl verildiyse kullan diye verildi, düşün diye verildi, kütükten farkın olsun diye verildi... Teşekkür ederim sevgili Ali.

      Sil
  6. Ne kötü değil mi; insanın öldürmekten korkmaması, sahiden de. Güzel demişsin.
    Sevgiler,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir de bunu cesaret, kahramanlık olarak pazarlıyorlar insanlara. Öldürmemeyi öğreten, nasihat eden yok... Teşekkür ederim Aze, sevgiler.

      Sil
  7. O güzel edebi yazılarını okuyacağımız güzel günler olacak...

    YanıtlaSil
  8. Güzel makale, insan olabilmek önemli. Takipteyim, sizide beklerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğendiğinize sevindim, teşekkür ederim.

      Sil
  9. O kadar doğru ki... İnsanların öldürmek için hep bi bahanesi var. Asıl önemli olansa insan kalabilmek. Kaleminize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hakikaten "İnsanların öldürmek için hep bi bahanesi var." Yaşatmak için hiç yok; ama öldürmek için bin çeşit gerekçeleri, bin çeşit kılıfları var. Teşekkür ederim.

      Sil
  10. Yaşamayı bir öğrenebilsek hayat ne güzel aslında

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ölüm güzelleriz biz habire. Ölmek, öldürmek, ölmeye öldürmeye göndermek... Yaşamakla ne işimiz olur? Keşke olsaydı. Hayat güzel; ama biz güzel değiliz işte...

      Sil
  11. Güzel yazı güzel sözler. (anlamasını bilenlere tabiki)

    YanıtlaSil
  12. Söylediklerin çok doğru özelliklede en baştakiler. Çoğunuz diyemiycem bir kısmınız demişsin ya doğru. Çok az bir kısım farkında, endişeli ve mutsuz. Umarım güzel günler gerçekten gelir yoksa iş işten geçtikten sonra ağlayıp sızlamanın kimseye yararı yok..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşin en acı kısmı bu zaten. Tek başına görüyor, duyuyor, anlıyorsun. Tek başına.

      Sil
  13. Aslında yazıyı okurken en güzeli şu Aradım buldum kaybettim bir daha aradım. Aramak çabalamaktan öğrenmek kendine bişeyler katmak Ben yine şunu savunuyorum eğitim eğitim okumak okumak bilği sınırsız sonsuz bir küçük de ben ekleme yapmak isterim İznin olursa Her şeyi ben bilirim demek Hayatta En büyük Cahillik olduğunu düşünüyorum. Maalesef İki Kelamı bir araya getiremeyenler Klavye başında çoşmaktalar... Yorumuna Yüreğine sağlık Güzel İnsan .....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne çekiyorsak her şeyi ben bilirim'cilerden çekiyoruz zaten... Eklemene sonuna kadar katılıyorum, çok teşekkür ederim.

      Sil
  14. Canım adsız yorum yazılmasını kapatabileceğini biliyor musun?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biliyorum; ama kapatmak istemiyorum. Çeşitli sebeplerle isim vermeden, düzgünce yorumunu yazanlar oluyor, onlara haksızlık diye düşünüyorum.

      Sil
  15. Ay bi tane yazıya bakamadım neler olmuş.Öncelikle yazı her zamanki gibi çok güzel. Çok güzel yazmış olmasan niye çok güzel yazmışsın diyelim para mı kazanıyoruz yorum yazmaktan? Yukardaki yorumlar güzelim yazıya gölge düşürmüş :( Böyle yorumları yayınlama, cevap verme direk yok say. Blog senin nasıl istersen öyle kullanırsın burasını. Yorum yazma hakkını vermişsen o haklarını doğru düzgün kullansınlar. Güzel yazıyorsun ki güzel yazıyorsun diyoruz Alla Alla... Neyse öptüm takılma böyle şeylere.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Takılmıyorum zaten merak etme. Sevmeyen, beğenmeyen gelmesin okumasın bu kadar basit. Dünya klasiği olmaya adayım mı dedim ben? Türk Edebiyatı'nı sarsmaya geldim filan mı dedim? Demedim. Kendi çapımda yazdığım bir bloğum var o kadar. Ayrıca bayılıyorum şu "Ben seni eleştirmezsem sen gelişemezsin." tribine. Vay arkadaş ya öz güvene bak.

      Sil